Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Vapur

Havanın durumu nasıl olursa olsun, vapurun dış tarafında oturmak eski zamanlardan kalma bir alışkanlıktır benim için.  Yine bir yaz günü, zar zor yetişip ter içinde kaldığım vapurda, dış tarafta yerimi aldım.  Kitabımı çıkartıp hareket saatinin dolmasını ve rüzgar gelmesini beklemeye başladım.  Henüz bir sayfa yazı okuyabilmiştim ki kapı açıldı ve dikkatimi dağıtacak ses gelmeye başladı. "Çay isteyen var mı?" Birkaç kere bunu duyduktan sonra kafamı kaldırıp çaycıyla göz göze geldim.  Hemen bakışlarımı başka yöne çevirdiysem de artık iş işten geçmişti. Çaycının sesi gittikçe yakınlaşmış, "abi,  çay ister misin?" diye sorup duruyordu.  Başlarda kendi üstüme alınmasam da, sağıma dönüp baktığımda, yaklaşık on kere bu soruyu bana yönelttiğini fark etmiştim. Çaycı, orta boylu çelimsiz bir adamdı. Dövecek olmasam da, çayı cesurca reddedebilmem için bu özelliklere sahip olması gerekirdi. Kibarca dönüp, "hayır, istemiyorum" desem de, adam ısrarından bir t...