Sevgili okuyan, Uzun zamandır yazmıyor oluşumun sebeplerini ve neden artık bir şeyler yazmak istediğimi anlatmak isterim. Mizahi denemeler yazarak başladığım blog serüvenim zamanla kısa öykülere dönüştü. Çok kısa öykülerdi ama olsun. Yazdıklarım asla büyük kitlelere ulaşamadı ama ulaşabildiklerim beni çok sevdi. Bu sevgi zamanla üzerimde bir baskı oluşturdu ve yazdıklarımı beğenmemeye, benim için mükemmel olanı ortaya çıkarana kadar paylaşmamaya başladım. Sonuç olarak "paylaştıklarım çok mu mükemmel çıktı" derseniz en azından paylaştığım dönemde içimde oluşan hissiyat öyle olduğu yönündeydi. Ortaya çıkardığınız ürün içinize sinince olabildiğince fazla kişiye ulaşmayı diliyorsunuz fakat sonuç hayal kırıklığı olabiliyor. Malum, bir ürünü üretmek kadar pazarlayabilmek de önemlidir. Aşırı pazarlanan ürünler bende tiksinme hissi yaratıyor. Yazılarımın genelini 20-35 yaş arasında yazmıştım. Özellikle eskilere gittikçe, şimdi okuduğum zaman beni bir mi...
Uzun zamandır bir şey yazmaya üşeniyorum. Bu nedenle konuşmaya karar verdim. "Yıkık Şov" isimli podcastimize spotify üzerinden ulaşabilirsiniz. Şimdiye kadar yazılarımı okumuş olanlar Muhsin, Hilmi ve Latif arasından hangisinin ben olduğunu kolayca anlayabilecektir. Yaşattığım yazısızlıktan dolayı kusura bakmayın. Umarım size keyifli vakit geçirtebiliriz. Kişisel tavsiyem 3. bölümden itibaren dinlemeye başlamanız olacaktır. Yaptıkça geliştirdiğimiz bir konu podcast. Ses sorunlarını aşmamız sanırım 6 bölümü aldı ama artık iyice içimize sinen bir yayın haline geldi. Ayrıca instagram üzerinden de yikiksov hesabında küçük kesitler bulabilirsiniz. Herkese keyifli dinlemeler. Spotify Instagram