Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Mühendis

Dengesiz bir kızdı fakat o kadar güzeldi ki, bu güzelliği bütün kusurlarını affediyordu. -"Vajinamda kekremsi bir tat var" dedi birdenbire. -"Şimdiye kadar hiç öyle bir tat duymamıştım.  Tarif edebilir misin acaba?" diye sordu adam merakla. -"Hani böyle ne acı, ne ekşi, ne tatlı ne de tuzludur o tat.  Sanki hepsinden biraz varmış gibi.  Tadarken biraz irkilsen de bilinçsizce tekrar tatmaya yönelirsin." -"Gerçekten merak ettim.  Tadına bakmak isterim izin verirsen." -"Cüretkar tavrın çok hoşuma gitti.  Sanırım gecenin sonunda tattırabilirim." Kız, adamın özgüveninden çok etkilenmişti.  Bu henüz ilk randevularıydı.  Adamı ise bir heyecan bastırmaya başladı. -"Yanlış anlama, yine meraktan soruyorum.  Nasıl oldu da vajinanla tat almayı başardın?" Kız gülümsedi: -"Eh bunda bilinmeyecek ne var?  Sonuçta beş duyu organımız yok mu?  Göz, kulak, burun, dil, vajina." Adam bilgin bir tavırla: -"Yalnız bir konu...

Tutku

Yatakta uzanmış, uzunca bir süre hiç konuşmamıştık. Bir sigara uzattım, kendiminkiyle beraber yaktım.   Bu uzun sessizlikler hiç hayra alamet değildir.  Bozulduğu anda bütün huzurumun kaçacağını hissedebiliyordum. "Erkin" dedi aniden.  Sigarasından derin bir nefes çekti. "Efendim canım" dedim.  Sesim titriyordu.  Tedirgin olmuştum. "Senin gözünde ben neyim?" diye sordu. Kalp atışlarım hızlandı bir anda.  Gözümü tavana dikerek daha hızlı çekmeye başladım sigaramı.  Derken sigaram bitti.  Oysa hala saçma sorusuna cevap bekliyordu. "Taşak" dedim. "Ne demek şimdi o?" dedi.  Kızmıştı. "Benim gözümde devasa bir taşaksın sen" dedim. Anlamsızca baktı yüzüme, konuşmamı sürdürdüm: "İçindeyken hayatımın en mutlu anlarını yaşıyorum.  Orada uzun süre hayatta kalamayacağımı biliyorum fakat ölümün nasıl bir his olduğunu da tam anlamıyla kestiremiyorum.  Bir gün dışarı çıkabilme ihtimalim o kadar düşük ki; nasıl bir yaşamla k...