Sizlere yakın bir arkadaşımın başından geçmiş bir hikayeyi anlatmak istiyorum: Bir gün iktisat son sınıf öğrencileri final sınavı için toplanmışlar, profesörün gelmesini bekliyorlardı. Profesör içeri girdi, herkese kağıdını dağıttı. Arka sıralarda oturmakta olan genç, profesörü çok geçmeden yanına çağırdı. -"Hocam, şu soruyu okuyamıyorum." -"Zaten bir tane soru var evladım, salak mısın? 'Risk nedir?' yazıyor" dedi. Öğrenci kafasını öne eğerek kısık ama duyulabilir bir sesle: -"Soktuğumun ukalası" diye söylendi kendi kendine. -"Ne dedin sen? Bir daha söylesene" diyerek kafasını öğrencinin hizasına eğdi. Kafasını eğmesiyle birlikte öğrenci, profesörün at kuyruğundan yakalayarak arkasına geçti. Yıllardır bu soruyu beklemiş olan öğrenci ceketinin içinde saklamış olduğu ekmek bıçağını profesörün gırtlağına dayadıktan sonra sınıftakilere seslendi: -"Şimdi herkes sakin olsun. Şu, elimde görmüş olduğunuz bıçak, basi...