Ana içeriğe atla

Dvdlere mal seçeneği eklensin

     Bundan yıllar önce Bruce Wills'in bir filmi çıkmıştı.  Hepiniz izlemişsinizdir "6. His"si.  O filmi ilk izlediğimde yanımda biri vardı.  Biliyorsunuz filmin başında Bruce Wills vurulmuş sonrasında film boyunca hayalet olarak gezinmiş fakat bu filmin sonunda açığa çıkmıştı.  Yanımda oturan arkadaş filmin yarısında "bence Bruce Wills hayalet" dedi ve ben de "öyle mi dersin?" diye karşılık verdim.  O ana kadar hiç öyle olabileceğini düşünmemiştim.  Sonunda arkadaşım haklı çıktı.  Bir süre sonra aynı filmi bir başka arkadaşımla izledim ve aynı şey yaşandı.
     Yine aynı senelerde Nicole Kidman'ın oynadığı "The others" isimli film piyasaya çıktı ve ben tekrar bir arkadaşımla izledim.  Bu arkadaşım aynı kişi miydi şu anda hatırlayamıyorum.  Filmde hatırlarsınız Nicole Kidman çocuklarıyla birlikte büyük bir evde yaşıyordu ve evdeki hayaletlerden şikayetçiydi.  Filmin yarısında yanımdaki arkadaş "bence bu aile tamamen hayalet, hayalet sanılanlar da gerçek ev sahipleri" diyince "öyle mi dersin?" şeklinde karşılık verdim.  Filmin sonunda yine arkadaşım haklı çıkmıştı.  Sonrasında başka arkadaşımla izlediğimde onunla da aynı şeyi yaşadım.
     4-5 sene önce sevgilimle tiyatroya gitmiştim.  Şu anda adını hatırlayamadığım bir oyundu.  Oyun boyunca saçma sapan şeyler düşündüm.  Oyun bittiğinde üzerine konuşmamız gerekti.  Ben de "o adam onun babasıymış demek" dedim çok bilgin bir tavırla.  Kız bana şöyle bir tiksinerek baktı ve "koca oyundan sadece bunu mu anlayabildin?" diye sordu.
     Şimdi önerime geleceğim.  Biliyorsunuz Dvdlerde ana menüde filmi oynatmanın iki seçeneği bulunabiliyor.  Kesilmiş ve kesilmemiş izleme seçenekleri gibi.  Ben de Dvdlere "Mal seçeneği" konmasını öneriyorum.  Mesela 6. his izlerken Bruce Wills vurulsun fakat hemen ardından bir yazı geçsin "Bruce Wills ölmüştür filmin kalanında hayalet olarak oynayacaktır" diye.
     Aynı şekilde tiyatrolarda da mal bileti satılmasını istiyorum.  İlişkiler böyle saçma sebeplerden son bulmamalı.  Tiyatroya girdiğimde sağımda kız arkadaşım solumda da anlatıcım bulunsun ve oyunla ilgili ipuçlarını versin isterim.  Bu yazımda tam olarak kime seslendim bilmiyorum ama umarım birşeylerin düzelmesine önayak olabilmişimdir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seğirtmek

"ve sağa doğru seğirterek yürümeye devam etti Josef K." Utanarak söylüyorum ki, en sevdiğim yazarlardan biri olan Franz Kafka'yı ne zaman düşünsem, aklıma bu cümleden başka bir şey gelmiyor.  Yıllardır beynime kazınmış şu "seğirtmek" sözcüğü ve anlamını bilmesem de tahmin edebiliyorum sadece.  "Kamuran Şipal'in edebiyatımıza kattığı en önemli şey nedir?" diye kime soracak olsanız, "Kafka" yanıtını alırsınız.  Maalesef benim yanıtım "seğirtmek" olacaktır.  Hayranlıkla okunmuş o kadar kitaptan sonra akılda tek kalan şeyin seğirtmek fiili olması üzücü değil midir?  Bu durumda çevirmenimiz, yazarın bir adım önüne geçmiş olmaz mı? Aslında ben bu seğirtmek travmasını atlatalı uzunca bir zaman geçmişti ki geçenlerde bir arkadaşım bana Herman Hesse'nin Demian isimli romanını verdi.  Kitabın kapağında "Çeviri: Kamuran Şipal" yazısını görünce bir anda ağzımdan "şimdi seğirttik işte" sözleri çıktı.  Neyse her tü...

Yıkık Şov Podcast

    Uzun zamandır bir şey yazmaya üşeniyorum.  Bu nedenle konuşmaya karar verdim.  "Yıkık Şov" isimli podcastimize spotify üzerinden ulaşabilirsiniz.  Şimdiye kadar yazılarımı okumuş olanlar Muhsin, Hilmi ve Latif arasından hangisinin ben olduğunu kolayca anlayabilecektir.  Yaşattığım yazısızlıktan dolayı kusura bakmayın.  Umarım size keyifli vakit geçirtebiliriz.  Kişisel tavsiyem 3. bölümden itibaren dinlemeye başlamanız olacaktır.  Yaptıkça geliştirdiğimiz bir konu podcast.  Ses sorunlarını aşmamız sanırım 6 bölümü aldı ama artık iyice içimize sinen bir yayın haline geldi.  Ayrıca instagram üzerinden de yikiksov hesabında küçük kesitler bulabilirsiniz.  Herkese keyifli dinlemeler. Spotify Instagram

Bukowski vs. Erkin

Günlerden doğum günümdü.  Hiçbir doğum günümde parti gibi bir seçeneği aklımdan geçirmemiştim.  O kadar insanı bir araya getirip, mekanda oluşan samimiyetsiz gülüşleri izlemek pek benim keyif alacağım bir eğlence tipi değildi.  Fakat zaman zaman istemdışı bir partinin etrafımda oluştuğunu da gördüm. Neyse ki size bahsedeceğim doğum günü o partili olanlardan değildi.  Sadece bir arkadaşımla buluşacaktım.   Gece bir bara gidip içeriz diye düşünüyordum.  Akşam yemeğini yedikten sonra Kadıköy'e attım kendimi.  Vardığımda hemen arkadaşımı aradım.  Fakat yaklaşık beş kere aradıktan sonra açtığı telefonda pek de olumlu bir yanıt vermedi. "Kanka çok acil bir işim çıktı, ben bu gece iptalim."  İşte bu haber bende on dakika süren bir yıkılma yaşattı.  "Eve mi dönsem?" diye düşünsem de on dakika dolduktan sonra kendi kendime şevklenmeye başladım.  "Belki de bu bir işarettir.  Bu gece yalnız takılmalıyım.  Önce bir güzel içerim ...