Ana içeriğe atla

Kuzu beyniyle ilginç deneyimim

Geçenlerde annem akşam eve kuzu beyni getirmiş salata yapacaktı.  Ben de herşeyden önce biraz incelemek istedim beyni.  Biraz incelediğimde o korkunç gerçekle karşılaştım.  Beynin tam ortasında düşünme mekanizması vardı fakat damarlar kopuk görünüyordu yani ufak bir müdaheleyle onlara düşündürtebilirdik.  Bunun üzerine çok heyecanlanıp İsviçreli bilim adamı arkadaşlarıma mektup yolladım.  Mektupta şunlar yazılıydı;
              " Dear Switzerland Sciencemen;
Today i saw a brain.  It was a sheepbrain and when i look into it i saw they can think.  Just their veins was wrong connected.  Please fix those veins, we need them.  You work too much and i think you guys need some rest.  Come Turkey for some vacation, this is a very nice place.  And you know what girls asking for date here.  Make some salad with brain it's delicious.  Thank you, have a nice science.  LOL"
             " Değerli İsviçreli bilim adamları;
Bugün bir beyin gördüm.  Kuzu beyniydi ve dikkatlice baktığımda düşünebildiklerini fakettim.  Fakat damarlar yanlış bağlanmıştı.  Damarları bağlayın, onlara ihtiyacımız var.  Bu arada çok çalışıyorsunuz hacı dinlenin biraz.
Hep iş hep iş olmaz öyle.  Mesela Türkiye'ye gelin tatil yapın, şahane bir yerdir.  Hem bak bir şey diyim mi burda kızlar çıkma teklif ediyor. Beyinle de işiniz bitince salata yapın güzel gidiyor.  Teşekkür ederim, bililmli günler.  Gülmekten altıma sıçtım (bunu tabii samimiyetimizi belirtmek için yazdım)"

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seğirtmek

"ve sağa doğru seğirterek yürümeye devam etti Josef K." Utanarak söylüyorum ki, en sevdiğim yazarlardan biri olan Franz Kafka'yı ne zaman düşünsem, aklıma bu cümleden başka bir şey gelmiyor.  Yıllardır beynime kazınmış şu "seğirtmek" sözcüğü ve anlamını bilmesem de tahmin edebiliyorum sadece.  "Kamuran Şipal'in edebiyatımıza kattığı en önemli şey nedir?" diye kime soracak olsanız, "Kafka" yanıtını alırsınız.  Maalesef benim yanıtım "seğirtmek" olacaktır.  Hayranlıkla okunmuş o kadar kitaptan sonra akılda tek kalan şeyin seğirtmek fiili olması üzücü değil midir?  Bu durumda çevirmenimiz, yazarın bir adım önüne geçmiş olmaz mı? Aslında ben bu seğirtmek travmasını atlatalı uzunca bir zaman geçmişti ki geçenlerde bir arkadaşım bana Herman Hesse'nin Demian isimli romanını verdi.  Kitabın kapağında "Çeviri: Kamuran Şipal" yazısını görünce bir anda ağzımdan "şimdi seğirttik işte" sözleri çıktı.  Neyse her tü...

Yıkık Şov Podcast

    Uzun zamandır bir şey yazmaya üşeniyorum.  Bu nedenle konuşmaya karar verdim.  "Yıkık Şov" isimli podcastimize spotify üzerinden ulaşabilirsiniz.  Şimdiye kadar yazılarımı okumuş olanlar Muhsin, Hilmi ve Latif arasından hangisinin ben olduğunu kolayca anlayabilecektir.  Yaşattığım yazısızlıktan dolayı kusura bakmayın.  Umarım size keyifli vakit geçirtebiliriz.  Kişisel tavsiyem 3. bölümden itibaren dinlemeye başlamanız olacaktır.  Yaptıkça geliştirdiğimiz bir konu podcast.  Ses sorunlarını aşmamız sanırım 6 bölümü aldı ama artık iyice içimize sinen bir yayın haline geldi.  Ayrıca instagram üzerinden de yikiksov hesabında küçük kesitler bulabilirsiniz.  Herkese keyifli dinlemeler. Spotify Instagram

Bukowski vs. Erkin

Günlerden doğum günümdü.  Hiçbir doğum günümde parti gibi bir seçeneği aklımdan geçirmemiştim.  O kadar insanı bir araya getirip, mekanda oluşan samimiyetsiz gülüşleri izlemek pek benim keyif alacağım bir eğlence tipi değildi.  Fakat zaman zaman istemdışı bir partinin etrafımda oluştuğunu da gördüm. Neyse ki size bahsedeceğim doğum günü o partili olanlardan değildi.  Sadece bir arkadaşımla buluşacaktım.   Gece bir bara gidip içeriz diye düşünüyordum.  Akşam yemeğini yedikten sonra Kadıköy'e attım kendimi.  Vardığımda hemen arkadaşımı aradım.  Fakat yaklaşık beş kere aradıktan sonra açtığı telefonda pek de olumlu bir yanıt vermedi. "Kanka çok acil bir işim çıktı, ben bu gece iptalim."  İşte bu haber bende on dakika süren bir yıkılma yaşattı.  "Eve mi dönsem?" diye düşünsem de on dakika dolduktan sonra kendi kendime şevklenmeye başladım.  "Belki de bu bir işarettir.  Bu gece yalnız takılmalıyım.  Önce bir güzel içerim ...