Ana içeriğe atla

Sahte vajina


Çok mu yalnızsınız?  Vajina görmeyeli çok uzun zaman mı oldu? Erotic Shop'lara gidip suni vajina almaya da mı utanıyorsunuz?

Eğer hepsine cevabınız evetse işte size yeni ürünümüz: 
Sahte vajina.


Hazırlanması çok basit.  Üstelik ücretsiz.  Hemen bir arkadaşınızı çağırıp iki elinin parmaklarını birleştirip dik tutmasını söyleyip siz de yatay olarak aynısını yapıyorsunuz.   İlk şekilde gördüğünüz pozisyona geldikten sonra elinizi açıp bakıyorsunuz.
Yapım aşaması
Ve sonuç inanılmaz.  Neredeyse tıpkısının aynısı olan bu ürün, sadece seyirlik olmakla beraber, gerçek vajina aşıklarının hasret gidermeleri için tasarlanmıştır.
Mükemmel sonuç

Yorumlar

  1. inanılmaz bir şey bu =) evinizin rahatlığında bir arkadaşınla yapılabilecek kadar pratik. sahte vajina. bir arkadaş uzağında. işte slogan bu :)

    YanıtlaSil
  2. dostunuzla sohbet ederken vajina izlemek istemez misiniz?

    YanıtlaSil
  3. sahte penisle karşılaşmamasını umalım..

    YanıtlaSil
  4. seni saklayıp 100 yıl sonra tekrar ortaya cıkarmak lazimki yeni nesilde gorsun seni birşeyler kapsın:)

    YanıtlaSil
  5. kafa çok ilerde hacı yapacak bir şey yok

    YanıtlaSil
  6. kafa nereye sen oraya, ulan dönüp dönüp bu yazıyı okuyorum bağımlılık yapıyor

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seğirtmek

"ve sağa doğru seğirterek yürümeye devam etti Josef K." Utanarak söylüyorum ki, en sevdiğim yazarlardan biri olan Franz Kafka'yı ne zaman düşünsem, aklıma bu cümleden başka bir şey gelmiyor.  Yıllardır beynime kazınmış şu "seğirtmek" sözcüğü ve anlamını bilmesem de tahmin edebiliyorum sadece.  "Kamuran Şipal'in edebiyatımıza kattığı en önemli şey nedir?" diye kime soracak olsanız, "Kafka" yanıtını alırsınız.  Maalesef benim yanıtım "seğirtmek" olacaktır.  Hayranlıkla okunmuş o kadar kitaptan sonra akılda tek kalan şeyin seğirtmek fiili olması üzücü değil midir?  Bu durumda çevirmenimiz, yazarın bir adım önüne geçmiş olmaz mı? Aslında ben bu seğirtmek travmasını atlatalı uzunca bir zaman geçmişti ki geçenlerde bir arkadaşım bana Herman Hesse'nin Demian isimli romanını verdi.  Kitabın kapağında "Çeviri: Kamuran Şipal" yazısını görünce bir anda ağzımdan "şimdi seğirttik işte" sözleri çıktı.  Neyse her tü...

Oklahoma’da Dehdıgıdık Bölüm 1

Sizlere sitemizin yeni yazarı Jonathan Hızlıtaşak'ı takdim ederim.  Kendisiyle beraber, olağanüstü maceralara attığımız adımları, Sıçüstü Dedektiflik yazı dizisinin içinde yer vereceğiz.  Şimdi sizi, kendisiyle ilk tanıştığım zamanlara götürecek bir hikaye anlatacağım. Mişigın gölü çevrelerinde ufak bir gezinti yaptığım sıralarda onunla karşılaştım.  Gölün kıyısında oturmuş, çalılıklar arasında şiir yazıyordu.  O sıralar, Mişigın gölü yakınlarında bir alabalık restoranında değnekçi olarak çalışıyordum.  Restoranın önünden "biyrun, aile salonumuz var" diyebileceğim bir kişi dahi geçmediğinden, etrafta dolaşıp müşteri avlıyordum. Şaire yaklaştım, "aile salonumuz var" dedim.  "Sen diyorsun ne?" şeklinde karşılık verdi.  Şair olduğu için devrik cümle kurmadan duramıyordu.  O anda kafamda bir ampul yandı.  Onu avlayabilmek için devrik cümleler kurmaya başladım.  "Var alabalık bizde.  Salonumuz aile çok güzel" deyince karşısında büyük...

Yıkık Şov Podcast

    Uzun zamandır bir şey yazmaya üşeniyorum.  Bu nedenle konuşmaya karar verdim.  "Yıkık Şov" isimli podcastimize spotify üzerinden ulaşabilirsiniz.  Şimdiye kadar yazılarımı okumuş olanlar Muhsin, Hilmi ve Latif arasından hangisinin ben olduğunu kolayca anlayabilecektir.  Yaşattığım yazısızlıktan dolayı kusura bakmayın.  Umarım size keyifli vakit geçirtebiliriz.  Kişisel tavsiyem 3. bölümden itibaren dinlemeye başlamanız olacaktır.  Yaptıkça geliştirdiğimiz bir konu podcast.  Ses sorunlarını aşmamız sanırım 6 bölümü aldı ama artık iyice içimize sinen bir yayın haline geldi.  Ayrıca instagram üzerinden de yikiksov hesabında küçük kesitler bulabilirsiniz.  Herkese keyifli dinlemeler. Spotify Instagram