Ana içeriğe atla

Oklahoma’da Dehdıgıdık Bölüm 2

Kodesin arka bahçesine parmaklıklar arkasından bakarken, bir bayanın kaldırımda dikildiğini gördüm.  Upuzun bir ağızlığın ucunda sigarasını tüttürüyordu.  Günlerdir sigaraya hasrettim.
-"Hanımefendi!" diye seslendim.
Şaşırıp döndü, etrafına bakındı, beni görünce bakışları değişti.  Saçlarıyla oynayarak önüme kadar geldi.
-"Efendim yakışıklı?" dedi fakat sesi erkek sesiydi.  Özellikle inceltmeye çalışıyordu.  Belli ki kendisine bayan muamelesi yaptığım sürece bana iyi davranacaktı.  Ve kasabada beni kodesten çıkarabilecek tek kişi kendisiydi.
-"Bir dal sigara verir misin güzel kız?"
-"Tabii ki." dedi.  Dönemin en kaliteli sigaralarından olan Teksas 216 pakedini çıkartıp içinden bir dal uzattı.  Uzatırken elleri titriyordu.
-"Çok teşekkür ederim.  İsminiz bu arada?"
-"Belladonna Güngör.  Ya siz?"
-"Ben Teynist."  Derken gözüm elmas küpelerine ilişti.  "Soylu bir eşiniz olsa gerek" dedim.
Üzülerek başını öne eğdi;
-"Maalesef yasal olarak evlenemiyorum" dedi.
Çok şaşırmış gibi yaparak;
-"Ah canııım!" dedim.
-"Ama tokmakçım Burbur, çok zengin bir ailenin tek evladıdır.  Bir ay öncesine kadar çok mutlu bir çifttik."
-"Peki ne oldu bir ay önce?"
-"Doktor, Burbur'un rejim yapması gerektiğini söyledi.  Göbeği o kadar büyük ki, çükü altında eziliyor.  Zavallım ne yemek yiyebiliyor ne sevişebiliyor."  Birkaç saniye durdu, ardından ağlamaya başladı.  "Peki ya ben?  Gencecik, körpe halimle ne yaparım tokmaksız?"
-"Kefaletim on papel, eğer ödeyebilirsen bu sorununu çözebilirim."
Memelerine elini atıp, arkasını döndü bana göstermeden on papel hazırladı, şerife gidip kefaletimi ödedi.

Şerifin kulübesinden birlikte çıktığımızda uzaklardan yüz elli kilo civarında bir adam göründü.  Belladonna kolumdan çıkarak uzaklaştı.
-"Çabuk buradan uzaklaş Burbur seni yakalamadan.  Güneş batınca Sam'in barında buluşalım."
-"Tamam" dedim, koşarak uzaklaştım.

Yorumlar

  1. belladonayı özellikle anlatmanı ıstıyoruz efenım bir tanıdıga benzettim:D

    YanıtlaSil
  2. samın barı da ne biçim mekandı, bir Arizonalı Molly'nin yeri bir de burasını unutamam.
    Sam'ın yerinde çevirdiğimiz bilardo maçlarını unutmamışsındır herhalde Teynist'im. Hani sen ıstaka delikanlıyı bozar deyip tek tek ateş ederek topları deliklerine yollamıştın bir keresinde. neyse pek güldüm.

    YanıtlaSil
  3. burbur o karıyı yer. sen de sabaha kadar sam'in barında alkolik olursun.

    YanıtlaSil
  4. hiç unutur muyum jonathan? hatta bir keresinde skoçu fazla kaçırmıştık da çuhayı delmiştim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seğirtmek

"ve sağa doğru seğirterek yürümeye devam etti Josef K." Utanarak söylüyorum ki, en sevdiğim yazarlardan biri olan Franz Kafka'yı ne zaman düşünsem, aklıma bu cümleden başka bir şey gelmiyor.  Yıllardır beynime kazınmış şu "seğirtmek" sözcüğü ve anlamını bilmesem de tahmin edebiliyorum sadece.  "Kamuran Şipal'in edebiyatımıza kattığı en önemli şey nedir?" diye kime soracak olsanız, "Kafka" yanıtını alırsınız.  Maalesef benim yanıtım "seğirtmek" olacaktır.  Hayranlıkla okunmuş o kadar kitaptan sonra akılda tek kalan şeyin seğirtmek fiili olması üzücü değil midir?  Bu durumda çevirmenimiz, yazarın bir adım önüne geçmiş olmaz mı? Aslında ben bu seğirtmek travmasını atlatalı uzunca bir zaman geçmişti ki geçenlerde bir arkadaşım bana Herman Hesse'nin Demian isimli romanını verdi.  Kitabın kapağında "Çeviri: Kamuran Şipal" yazısını görünce bir anda ağzımdan "şimdi seğirttik işte" sözleri çıktı.  Neyse her tü...

Yıkık Şov Podcast

    Uzun zamandır bir şey yazmaya üşeniyorum.  Bu nedenle konuşmaya karar verdim.  "Yıkık Şov" isimli podcastimize spotify üzerinden ulaşabilirsiniz.  Şimdiye kadar yazılarımı okumuş olanlar Muhsin, Hilmi ve Latif arasından hangisinin ben olduğunu kolayca anlayabilecektir.  Yaşattığım yazısızlıktan dolayı kusura bakmayın.  Umarım size keyifli vakit geçirtebiliriz.  Kişisel tavsiyem 3. bölümden itibaren dinlemeye başlamanız olacaktır.  Yaptıkça geliştirdiğimiz bir konu podcast.  Ses sorunlarını aşmamız sanırım 6 bölümü aldı ama artık iyice içimize sinen bir yayın haline geldi.  Ayrıca instagram üzerinden de yikiksov hesabında küçük kesitler bulabilirsiniz.  Herkese keyifli dinlemeler. Spotify Instagram

Bukowski vs. Erkin

Günlerden doğum günümdü.  Hiçbir doğum günümde parti gibi bir seçeneği aklımdan geçirmemiştim.  O kadar insanı bir araya getirip, mekanda oluşan samimiyetsiz gülüşleri izlemek pek benim keyif alacağım bir eğlence tipi değildi.  Fakat zaman zaman istemdışı bir partinin etrafımda oluştuğunu da gördüm. Neyse ki size bahsedeceğim doğum günü o partili olanlardan değildi.  Sadece bir arkadaşımla buluşacaktım.   Gece bir bara gidip içeriz diye düşünüyordum.  Akşam yemeğini yedikten sonra Kadıköy'e attım kendimi.  Vardığımda hemen arkadaşımı aradım.  Fakat yaklaşık beş kere aradıktan sonra açtığı telefonda pek de olumlu bir yanıt vermedi. "Kanka çok acil bir işim çıktı, ben bu gece iptalim."  İşte bu haber bende on dakika süren bir yıkılma yaşattı.  "Eve mi dönsem?" diye düşünsem de on dakika dolduktan sonra kendi kendime şevklenmeye başladım.  "Belki de bu bir işarettir.  Bu gece yalnız takılmalıyım.  Önce bir güzel içerim ...